anlatamamışlığın ağlayamamışlığı var içimde.
Şunları da beğenebilirsin
Gördüğü günlerin sayısından ve içine çektiği nefeslerin toplamından çok daha yaşlıydı.
Jack London
“Boşluğa otuz saniye bakın, ne düşünüyorsanız o olmuşsunuzdur” diyen bir yazı okudum gazetede: kaldırdım başımı huzurlu bir boşluk aradım, buldum ve daldım. Düşünecek hiçbir şeyim yoktu. Üstelik otuz saniyeden fazla bekledim. “Kafamın arkasını görebilseydim,” diye düşündüm bir an, “sürekli gidiyor olurdum bir yerlere. Ben kendimi izliyor olsaydım arkamdan, o zaman kendim ne görüyor olurdu?” Anladım ki ben boş bir karmaşayım. Bir tür kalabalığım. Bir mahalle pazarı gürültüsüyüm.
